Hiperhidroz çeşitli biçimlerde kendini gösterebilir. En yaygın biçimi aşırı terleme şeklinde ortaya çıkmaktadır. Terleme koltuk altı (aksiller hiperhidroz), ellerde (palmar hypherhidrosis), ayaklarda (plantar hiperhidroz) ve yüzde oluşabilir. Hiç kimsenin hiperhidrozun gerçekten neden olduğunu bilmemekle beraber endokrin ilişkili bir sistem olduğu düşünülmektedir. Endokrin sistem, beyin adrenalin gibi üreten kimyasallar, nor-epinefrin ve seritonin düzenler. Bu kimyasallar kaygı düzeyleri, ruh hali ve iştah kontrolü sağlar. Bu durum fiziksel olarak zararlı değildir, sosyal ortamlarda çok daha yıkıcı olabilir. Hiperhidrozdan muzdarip bir çok insan damlayan ellerinden, koltuk altı ıslaklıklarından şikayet ederler.

ter.fwMaxim, bir deodrant değil antiperpirant yani terlemeyi önleyici üründür. Koku içermez, elbisenizde iz ve leke oluşturmaz. Bu özelliğiyle istenmeyen koku oluşumuna neden olmaz. İlaç değildir, ihtiyaca her zaman her yerde kullanılabilir. Cild pH’ı ile son derece uyumlu bir üründür. Rapor edilen hiçbir yan etkisi yoktur, ancak çok nadir olarak ciltte hafif kızarma, kalıntı hissine sebep olabilir.

Erişkin bir kişide ter bezi sayısı toplam 2 – 5 milyon arasında değişir. Bunların yaklaşık 3 milyonu kokusuz, berrak bir sıvı salgılayan ter bezleridir. Berrak ter salgılayan bezlerin çoğu ayakların tabanı, eller ve yüz bölgesinde bulunur. Koyu kıvamlı ve kokulu ter salgılayan ter bezleri ise koltuk altı ve genital bölge gibi belirli yerlerde bulunur. Koltuk altlarında berrak ve kıvamlı ter salgılayan ter bezi sayıları eşit olmasına karşın, diğer bölgelerde berrak ter salgılayan ter bezi sayısı on kat fazladır. Terlemenin temel fonksiyonu vücut sıcaklığının ayarlanmasıdır. Berrak ter salgılayan ter bezlerinden salgılanan sıvı (ter) buharlaşma yoluyla uçarak vücudun soğutulmasına yardım eder. Vücut ısısı beynin hipotalamus bölgesindeki ısı düzenleme merkezi tarafından kontrol edilir. Bu işlem berrak ter salgılayan ter bezlerinden ter atılması ve cildin kan akımı düzenlenmesiyle yapılır. Bu merkez sadece vücut sıcaklığına duyarlı değildir. Duygusal ve fiziksel aktiviteler, hormonlar ve içsel ısıyı artıran maddeler de ısı düzenleme merkezini etkilerler. Eller ve ayaklardaki ter bezleri birincil olarak duygusal uyarılarla (stres, heyecan, kaygı, sinirlenme) çalışmasına karşılık, koltuk altı ter bezleri hem duygusal hem de ısı düzenleme uyarılarıyla çalışır. Beynin ısı düzenleme merkezinden çıkan uyarılar; otonom (istemsiz) sinir sisteminin bir bölümü olan sempatik sinir sistemi tarafından derideki ter bezlerine iletilir ve ter salgılanır. Berrak ve kıvamlı ter salgılayan her iki tür ter bezleri de sempatik sinir sistemi tarafından uyarılır. Ter sıvısı vücuttan salgılandığı anda asidik karakterdedir ve kokusuzdur. Bu asidik madde zaman, sıcaklık ve mikroorganizmal faaliyet sonucu bazik karakterde olan amonyaka dönüşür. Ter kokusu da bu bazik maddeden kaynaklanmaktadır.

 

satinaldg.fw